Toplantı ve gösteri özgürlüğüne yönelik 'dolaylı sınırlandırmalar' kavramını AİHM içtihatları ışığında açıklayınız. Barışçıl bir gösteriye katılanlar hakkında sonradan ceza davası açılması bu kapsamda nasıl değerlendirilir? Ezelin/Fransa davası bu konuda ne gibi bir ilke ortaya koymuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #67023

'Dolaylı sınırlandırmalar', devletin toplantı hakkını doğrudan yasaklamasa da, hakkın kullanımını caydırıcı nitelikteki radikal tedbirler alması anlamına gelir. AİHM, barışçıl gösteriye katılanlar hakkında ceza davası açılmasını ve yaptırım uygulanmasını, bu hakkı kullananlar üzerinde 'caydırıcı bir etki' yarattığı için dolaylı bir sınırlandırma ve AİHS m. 11 ihlali olarak görmektedir. Ezelin/Fransa davasında AİHM, barışçıl ve yasaklanmamış bir gösteriye katıldığı için hakkında disiplin cezası (kınama) verilen bir avukatın durumunu incelemiş ve 'şikayet konusu yaptırım ne kadar asgari olursa olsun, demokratik bir toplumda gerekli gözükmemektedir' diyerek, barışçıl bir toplantıya katılmanın, sonradan herhangi bir yaptırıma tabi tutulamayacak kadar önemli bir hak olduğunu ilke olarak ortaya koymuştur. (Kaynak: https://barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/2911-say%C4%B1l%C4%B1-toplanti-ve-gosteri-yuruyusu-yasasina-muhalefet-sucu.html)