Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2014/4290 E. sayılı kararında, casusluk suçunun oluşumu için 'casus ile lehine casusluk yapılan devlet arasında bir anlaşmanın mevcut olması' şartının aranması, TCK m. 328'in lafzı ve amacı açısından nasıl bir yorum sorununa işaret etmektedir?
TCK m. 328'in lafzında, casusluk için bir 'anlaşma' şartı açıkça belirtilmemiştir; aranan unsur 'siyasal veya askeri casusluk maksadı' ve 'yabancı bir devlet yararına' hareket etmektir. Yargıtay'ın eski tarihli kararlarında yer alan 'anlaşma' şartı, bu özel kastın varlığını ispatlamaya yönelik bir kriter olarak geliştirilmiştir. Ancak bu yorum, failin herhangi bir devletle anlaşmadan, ileride satmak veya servis etmek amacıyla bilgi topladığı durumları suç kapsamı dışında bırakma riski taşır. Nitekim metinde alıntılanan ve Dairenin de benimsediği doktrin görüşleri, bu 'anlaşma' şartının madde metninde olmadığını ve suçun oluşumu için zorunlu olmadığını, önemli olanın faildeki 'casusluk maksadı' olduğunu savunmaktadır. Bu durum, suçun manevi unsurunun yorumlanmasında bir içtihat farklılığına ve gelişimine işaret etmektedir. (Kaynak: https://barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-334-yasaklanan-bilgileri-temin-sucu.html)