Anayasa'nın 34. maddesi, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının 'önceden izin almadan' kullanılacağını belirtirken, 2911 sayılı Kanun'un 9. ve 10. maddeleri 'bildirim' şartı getirmektedir. Bu iki düzenleme arasındaki ilişki, hakkın özünü zedelemeyecek şekilde nasıl yorumlanmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #66943

Bu iki düzenleme arasındaki ilişki, 'bildirim' sisteminin 'izin' sistemine dönüşmemesi temelinde yorumlanmalıdır. Anayasa'nın amir hükmü, hakkın kullanımının idari bir makamın iznine tabi tutulamayacağıdır. 2911 sayılı Kanun'daki bildirim şartı, idarenin kamu düzenini ve güvenliğini sağlamak, gerekli tedbirleri almak (trafik akışını düzenlemek, güvenlik önlemleri almak vb.) ve hakkın barışçıl bir şekilde kullanılmasını temin etmek için bilgi sahibi olmasını amaçlayan düzenleyici bir nitelik taşır. AİHM ve AYM içtihatlarına göre, bu bildirim şartı, hakkın özünü ortadan kaldıran veya fiilen imkansız hale getiren bir 'gizli izin' mekanizması olarak yorumlanıp uygulanamaz. Bildirimdeki eksiklikler tek başına toplantıyı yasadışı kılmaz. (Kaynak: https://barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/2911-say%C4%B1l%C4%B1-toplanti-ve-gosteri-yuruyusu-yasasina-muhalefet-sucu.html)