Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/638 E. sayılı kararında, 'özünde devlet sırrı olan bilgi' ile 'yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı bilgi' arasındaki ayrım nasıl yapılmıştır? Gizlilik dereceleri (Çok Gizli, Gizli, Özel, Hizmete Özel) bu ayrımda nasıl bir rol oynar?
Kararda, TCK m. 326-330'daki bilgilerin 'özünde devlet sırrı olan' ve devletin güvenliği ile bekasına ilişkin bilgiler olduğu; TCK m. 334-337'deki bilgilerin ise özünde devlet sırrı olmasa da devlet menfaatleri için gizli tutulması gereken ve bu nedenle yetkili makamlarca 'açıklanması yasaklanmış' bilgiler olduğu belirtilmiştir. Gizlilik dereceleri, ikinci kategorideki, yani idari işlemle sır haline getirilen bilgilerin sınıflandırılmasında rol oynar. Bir belgeye 'Çok Gizli', 'Gizli' gibi bir damga vurulması, o belgenin TCK m. 334 vd. kapsamında 'yasaklanan bilgi' niteliği kazanmasını sağlar. Özünde devlet sırrı olan bir bilginin ise böyle bir idari işleme ihtiyacı yoktur, sır niteliği kendiliğindendir. (Kaynak: https://barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-334-yasaklanan-bilgileri-temin-sucu.html)