Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/20521 E. sayılı kararında, mahkemenin taraflara tanıklarını 'beşer adetle sınırlı tutmaları' yönünde ara karar oluşturması neden 'adil yargılanma ilkesini etkileyen önemli bir usul hatası' olarak görülmüştür?
Çünkü HMK m. 241, mahkemeye tanıkları dinledikten sonra ve ancak 'yeterli bilgi edindiği' kanaatine varırsa geri kalanları dinlememe takdir yetkisi verir. Mahkemenin, tanıkları dinlemeden, yargılamanın başında tanık sayısını keyfi olarak sınırlaması, bu kanun hükmünün amacına aykırıdır. Tarafların, delillerini serbestçe sunma ve ispat hakkını kısıtlayan bu tür bir sınırlama, HMK m. 27'deki hukuki dinlenilme hakkının ve dolayısıyla adil yargılanma hakkının ihlali olarak kabul edilmiştir. Mahkeme, tanıkları dinlemeden hangi tanığın ne kadar önemli bilgi vereceğini bilemez. (Kaynak: https://barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-241-taniklardan-bir-kisminin-dinlenilmesiyle-yetinilmesi.html)