HMK m. 241 uyarınca, mahkemenin, gösterilen tanıklardan geri kalanların dinlenilmemesine karar verebilmesinin şartları nelerdir? Bu yetkinin kullanılmasının, 'hukuki dinlenilme hakkı' (HMK m. 27) açısından taşıdığı riskler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #66911

HMK m. 241'e göre bu kararın verilebilmesinin tek şartı, 'gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığı ile ispat edilmek istenen husus hakkında mahkemenin yeter derecede bilgi edinmiş olması'dır. Ancak metinde ve Yargıtay kararlarında, bu yetkinin kullanılmasının riskleri vurgulanmaktadır. Temel risk, tarafların 'hukuki dinlenilme hakkı'nın (HMK m. 27) ve dolayısıyla savunma hakkının kısıtlanmasıdır. Zira her tanığın olaya farklı bir perspektiften tanıklık etmiş olabileceği ve dinlenmeyen bir tanığın davayı aydınlatıcı yeni bilgiler sunabileceği göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle, mahkeme bu yetkisini davayı uzatma amacının açık olduğu durumlar dışında çok dikkatli kullanmalı, aksi takdirde karar usulden bozulabilir. (Kaynak: https://barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-241-taniklardan-bir-kisminin-dinlenilmesiyle-yetinilmesi.html)