Bir boşanma davasında, davalı-davacı kadının birden fazla intihar girişiminde bulunması, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/25746 E. sayılı kararına göre nasıl bir hukuki sonuç doğurmuştur? Mahkemenin 'erkeğin davranışlarına tepki' şeklindeki gerekçesi neden kabul görmemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #66857

Söz konusu kararda Yargıtay, kadının intihar girişimlerini kendisine atfedilecek bir kusur olarak değerlendirmiş ve erkeğe nazaran ağır kusurlu olduğuna hükmetmiştir. İlk derece mahkemesinin, bu girişimlerin 'erkeğin duygusal şiddet ve baskı içeren davranışlarına tepki niteliğinde olduğu' gerekçesiyle kadına kusur olarak yüklememesi, Yargıtay tarafından doğru bulunmamıştır. Yargıtay'ın bu sonuca varmasının nedeni, 'bu hususun toplanan delillerle ispatlanamamış olması' ve bir tanığın 'kadının evlenmeden önce de intihar girişimi olduğunu duyduğu' yönündeki beyanıdır. Dolayısıyla Yargıtay, intihar girişimleri ile erkeğin davranışları arasında doğrudan ve ispatlanmış bir illiyet bağı kurulamadığı ve kadının bu yönde bir eğilimi olabileceği gerekçesiyle, eylemi kadının ağır kusuru olarak kabul etmiştir. (Kaynak: https://kadimhukuk.com.tr/makale/bosanma-davasinda-psikolojik-siddet-ispat/)