Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2011/7330 K. sayılı kararında, sanığın av tüfeğiyle araca birden çok ateş ederek mağdurun yaşamsal tehlike geçirecek ve organ kaybına uğrayacak şekilde yaralanması eylemi, neden 'kasten yaralama' değil de 'kasten öldürmeye teşebbüs' olarak nitelendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #66845

Yargıtay, bu nitelendirmeyi yaparken failin 'kastını' değerlendirmiştir. Kasten yaralama ile öldürmeye teşebbüs arasındaki ayrım, failin kastının neye yönelik olduğuna göre yapılır. Yargıtay kararında, bu kastı belirlerken şu objektif kriterlere bakmıştır: 1) Kullanılan Suç Aletinin Niteliği: Av tüfeği, öldürmeye elverişli, yüksek tahrip gücüne sahip bir silahtır. 2) Atışların Yöneldiği Bölge: Mağdurun içinde bulunduğu aracın doğrudan hedeflenmesi, yaşamsal bölgelerin hedef alındığına karine teşkil eder. 3) Atış Sayısı: Birden çok kez ateş edilmesi, failin eylemdeki ısrarını ve sonucun gerçekleşmesi yönündeki kararlılığını gösterir. 4) Yaralanmanın Niteliği: Mağdurun yaşamsal tehlike geçirmesi ve dalağının alınması gibi ağır bir sonucun meydana gelmesi de kastın yoğunluğunu gösterir. Yargıtay, bu kriterleri bir bütün olarak değerlendirdiğinde, failin amacının sadece yaralamak olamayacağını, ölüm neticesini öngördüğünü ve en azından olası kastla bu neticeyi kabullenerek hareket ettiğini, dolayısıyla eylemin 'kasten öldürmeye teşebbüs' suçunu oluşturduğuna karar vermiştir. (kadimhukuk.com.tr/makale/neticesi-sebebiyle-agirlasmis-yaralama-sucu-ve-cezasi/)