Anayasa Mahkemesi'nin Hamit Kaya kararında (Başvuru No:2012/338), CMK m.102'deki azami tutukluluk sürelerine ilişkin düzenlemenin 'öngörülebilir' olup olmadığı nasıl değerlendirilmiştir? Her suç için ayrı ayrı süre hesaplanması yorumunun bu öngörülebilirlik ilkesine etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #66831

Anayasa Mahkemesi, Hamit Kaya kararında, CMK m.102'deki düzenlemenin, ağır cezalık işler bakımından uzatmalarla birlikte azami sürenin beş yıl olduğunu açıkça belirttiği için, mevcut haliyle kanun metninin 'öngörülebilir' olduğunu kabul etmiştir. Bireyler, hukuki yardım alarak, tutuklu kalabilecekleri azami süreyi bu kanun maddesinden anlayabilirler. Ancak AYM, 'kanuni tutukluluk süresinin her suç için ayrı ayrı hesaplanması gerektiği' yönündeki bir yorumun bu öngörülebilirliği ortadan kaldıracağını ve hukuki belirliliği zedeleyeceğini vurgulamıştır. Zira, bir kişi hakkında birden fazla suç isnadı olması halinde her suç için ayrı süre hesaplanması, kişinin ne kadar süreyle özgürlüğünden mahrum bırakılabileceğini belirsiz ve öngörülemez bir şekilde uzatmaya elverişlidir. Bu nedenle AYM, bu yorumu kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına aykırı bulmuş ve sürenin dosya bazında tek olarak hesaplanması gerektiğini belirtmiştir. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-102-tutuklulukta-gececek-sure.html, CGK 2017/862 K. kararı içindeki AYM kararı atfı)