Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E. sayılı kararında, FETÖ/PDY'nin 'silahlı terör örgütü' olduğuna dair tespitten sonra, yerel mahkemenin sanıkları 3713 sayılı Kanun'un 7/1. maddesi yollamasıyla cezalandırması neden 'hükümle gerekçe arasında çelişki' olarak görülmüştür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #66812

Bu durumun çelişki olarak görülmesinin sebebi, 3713 sayılı TMK m.7/1'in, TCK m.314'e (Silahlı Örgüt) atıf yapmasına rağmen, kendi içinde 'silahlı' olmayan terör örgütlerini de kapsayacak şekilde yorumlanabilmesidir. Ancak Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, eğer bir örgütün 'silahlı' olduğu tespit edilmişse, uygulanması gereken temel norm doğrudan TCK m.314'tür. Kararda yerel mahkeme, kararının gerekçesinde örgütün 'silahlı bir terör örgütü' olduğunu tespit etmiş, ancak hüküm kurarken doğrudan TCK m.314'ü değil de, TMK m.7/1'i uygulamıştır. Yargıtay, bu durumu, mahkemenin kendi tespitiyle (örgüt silahlıdır) kurduğu hüküm (silahlı olmayan örgütleri de kapsayan genel terör örgütü maddesi) arasında bir çelişki olarak görmüş ve bu nedenle kararı bozmuştur. Yani, madem örgütün silahlı olduğu kabul ediliyor, o halde hüküm de doğrudan 'silahlı örgüt' suçunu düzenleyen TCK m.314'e göre kurulmalıydı. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-316-suc-icin-anlasma-sucu.html)