Sonsöz bölümünde yazar, 'öngörülebilirliğin ve belirliliğin sağlanması'nın önemini vurgulamaktadır. Bu ilkelerin, avukatların ceza sorumluluğu tartışmasıyla bağlantısı nedir?
Öngörülebilirlik ve belirlilik, 'hukuk devleti' ve 'kanunilik' ilkelerinin temel unsurlarıdır. Bir hukuk kuralının (özellikle bir ceza normunun) öngörülebilir ve belirli olması, kişilerin hangi eylemlerinin suç teşkil ettiğini ve ne gibi bir yaptırımla karşılaşacaklarını önceden bilmelerini sağlar. Bu, keyfiliği önler ve hukuki güvenliği temin eder. Avukatların ceza sorumluluğu tartışmasında bu ilkeler şu şekilde devreye girer: Eğer bir avukatın, müvekkiline ait parayı uhdesinde tutmasının 'zimmet' suçu mu (daha ağır ceza) yoksa 'güveni kötüye kullanma' suçu mu (daha hafif ceza) olduğu kanunda ve içtihatlarda net değilse, hukuk kuralı öngörülebilir ve belirli değildir. Bu belirsizlik, farklı mahkemelerin aynı eyleme farklı ve çelişkili yaptırımlar uygulamasına yol açarak hukuki güvenliği ve eşitlik ilkesini zedeler. Yazar, temel hak ve hürriyetlerin korunabilmesi için bu tür belirsizliklerin yasal düzenlemelerle giderilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. (sen.av.tr/tr/makale/avukat-kamu-gorevlisi-midir)