Yargıtay 5. Ceza Dairesi ile 15. Ceza Dairesi'nin, avukatın müvekkile ait parayı uhdesinde tutması eyleminin hukuki niteliği konusundaki farklı görüşlerinin temelinde yatan, avukatın statüsüne ilişkin hangi farklı bakış açısı bulunmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #66807

Bu iki dairenin farklı görüşlerinin temelinde, avukatın hukuki statüsüne ilişkin farklı bakış açıları yatmaktadır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi (zimmet), avukatın 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda belirtilen kamu hizmeti niteliğindeki görevine ve TCK m.6 gerekçesindeki ifadeye odaklanarak, onu geniş anlamda bir 'kamu görevlisi' olarak kabul etme eğilimindedir. Bu bakış açısına göre, avukatın görevi nedeniyle edindiği parayı mal edinmesi, kamu idaresine duyulan güveni sarsar ve bu nedenle 'zimmet' suçunu oluşturur. Yargıtay 15. Ceza Dairesi (güveni kötüye kullanma) ise, avukatın 'serbest meslek' icra eden ve müvekkiliyle arasında özel hukuka dayalı bir 'vekalet ilişkisi' kuran yönüne odaklanır. Bu bakış açısına göre, avukat devlet hiyerarşisi içinde yer almaz ve eylemi, kamusal bir görevin değil, mesleki bir faaliyetin ve özel bir güven ilişkisinin ihlalidir. Bu nedenle eylem, 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' suçunu oluşturur. Farklılık, 'kamu hizmeti' ile 'özel hukuk ilişkisi' unsurlarından hangisine ağırlık verildiğinden kaynaklanmaktadır. (sen.av.tr/tr/makale/avukat-kamu-gorevlisi-midir)