Yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilebilmesi için ileri sürülen nedenin, hükme etki etmiş olması her zaman aranan bir şart mıdır? 'Hakimin görevini ifa ederken suç işlemesi' (CMK m.311/1-c) hali bu açıdan bir özellik gösterir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #66800

Çoğu yenileme nedeninde, ileri sürülen adli hatanın (sahte belge, yalan tanıklık gibi) hükme etki etmiş olması, yani o hata olmasaydı farklı bir karar verilecek olması ihtimali aranır. Ancak, 'hükme katılmış olan hâkimlerden birinin, hükümlünün aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş olması' hali (CMK m.311/1-c) bu açıdan bir özellik gösterir. Metinde belirtildiği üzere, bu sebepte hakimin işlediği suçun hükmü ayrıca etkilemiş olması aranmamaktadır. Hükme katılan bir hakimin, o davayla ilgili olarak sanık aleyhine bir suç işlemiş olması (örneğin rüşvet almaya teşebbüs etmesi), yargılamanın adilliğine ve tarafsızlığına o kadar büyük bir gölge düşürür ki, bu durum tek başına yargılamanın yenilenmesi için yeterli sayılır. Yargının saygınlığı ve adil yargılanma hakkı, bu durumda sonucun ayrıca etkilenip etkilenmediğinin araştırılmasını gereksiz kılar. (kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-davalarinda-yargilamanin-yenilenmesi/)