Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Osman Ç. hakkındaki basın açıklamasında, uyarlama yargılamasında Osman Ç.'nin dört kişiyi öldürme suçundan dört kez müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verildiği, ancak infazın 'neticeten bir müebbet hapis cezası üzerinden' yapıldığı belirtilmiştir. Bu durumun hukuki dayanağı nedir?
Bu durumun hukuki dayanağı, hem uluslararası sözleşmelerde hem de iç hukukta (mülga 3002 s. Kanun m.6, 6706 s. Kanun m.26/5) yer alan 'infaz devletinin, hüküm devletinin verdiği cezadan daha ağır bir ceza verememesi' kuralıdır. Uyarlama yargılamasında Türk mahkemesi, fiile Türk kanunlarına göre verilecek cezayı tespit eder. Osman Ç.'nin eylemi Türk hukukuna göre dört ayrı kasten öldürme suçu oluşturduğu için, mahkeme dört kez müebbet hapis cezası tayin etmiştir. Ancak, hükümlünün nakledildiği Belçika mahkemesi bu eylemler için tek bir ömür boyu (müebbet) hapis cezası vermiştir. 'Non reformatio in peius' (aleyhe bozmama/ağırlaştırmama) ilkesinin bir yansıması olarak, uyarlama sonucu verilecek ceza, yabancı mahkemenin verdiği cezayı aşamaz. Bu nedenle, Türk mahkemesinin tespiti dört müebbet olsa da, infaz edilecek ceza, Belçika mahkemesinin verdiği ve aşılması mümkün olmayan 'bir kez müebbet hapis cezası' olmuştur. (sen.av.tr/tr/makale/belcikadan-turkiyeye-nakledilen-hukumlunun-ceza-infazı)