Bir kasten yaralama fiilinin 'yaşamı tehlikeye sokan bir duruma' (TCK m.87/1-d) neden olup olmadığı nasıl tespit edilir? Mağdurun, tıbbi müdahale ile kısa sürede kurtarılmış olması bu nitelikli halin uygulanmasına engel midir?
Bir yaralamanın yaşamı tehlikeye sokup sokmadığı, tamamen tıbbi bir konudur ve bu tespitin Adli Tıp Kurumu veya uzman bir hekim raporuyla yapılması gerekir. Bu nitelikli halin oluşması için, yaralama fiilinin mağduru 'yakın bir ölüm tehlikesi' ile karşı karşıya bırakmış olması gerekir. Örneğin, iç organ yaralanmaları, kafatası kırıkları, büyük damar kesileri, göğüs veya karın boşluğuna isabet eden delici-kesici alet yaralanmaları bu niteliktedir. Önemli olan, bu tehlikenin objektif olarak ortaya çıkmış olmasıdır. Mağdurun, acil ve başarılı bir tıbbi müdahale ile kısa sürede kurtarılmış olması, bu nitelikli halin uygulanmasına engel değildir. Suç, tehlikenin baş gösterdiği anda tamamlanmış olur. Tehlikenin ne kadar sürdüğünün bir önemi yoktur. (kadimhukuk.com.tr/makale/neticesi-sebebiyle-agirlasmis-yaralama-sucu-ve-cezasi/)