Belçika'dan Türkiye'ye nakledilen Osman Ç.'nin infaz sürecinde Belçika makamlarının Türkiye'den açıklama talep etmesi, uluslararası adli işbirliği teamülleri açısından neden 'ilginç' olarak nitelendirilmiştir? Bu süreçte ideal olan işleyiş nasıl olmalıydı?
Bu durumun 'ilginç' olarak nitelendirilmesinin sebebi, hükümlülerin nakline ilişkin uluslararası sözleşmelerin ruhuna ve teamüllere göre, nakil gerçekleşmeden önce tüm koşulların iki devlet arasında müzakere edilmesi ve netleştirilmesi gerekliliğidir. İdeal işleyişte, Belçika, Osman Ç.'nin nakil talebini kabul etmeden önce, Türkiye'den hükümlünün cezasının hangi kanunlara göre ve yaklaşık ne kadar süreyle infaz edileceğine dair bilgi talep etmeliydi. Türkiye de bu bilgiyi (suç tarihi itibarıyla 647 sayılı Kanunun uygulanacağı, müebbet hapsin yatarının ne kadar olduğu vb.) Belçika'ya bildirmeliydi. Her iki devlet de bu koşullar üzerinde mutabık kaldıktan sonra nakil işlemi gerçekleştirilmeliydi. Nakil gerçekleştikten ve infaz Türk kanunlarına göre usulüne uygun bir şekilde yapıldıktan yıllar sonra, sanki yeni bir durum ortaya çıkmış gibi açıklama talep edilmesi, sürecin başında gerekli koordinasyonun ve bilgi akışının tam olarak sağlanmadığı izlenimini vermektedir. (sen.av.tr/tr/makale/belcikadan-turkiyeye-nakledilen-hukumlunun-ceza-infazı)