6706 sayılı Kanun'a göre 'infazın devri' ile 'hükümlü nakli' prosedürleri arasındaki temel fark nedir? Hangi durumda uyarlama yargılaması yapılır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #66748

6706 sayılı Kanun, bu iki kurumu farklı usullere tabi tutmuştur. Aralarındaki temel fark, hükümlünün devir sırasında Türkiye'de bulunup bulunmadığı ve buna bağlı olarak izlenen yargısal prosedürdür. 1) İnfazın Devri (m.26-27): Bu prosedürde, yabancı bir ülkede hakkında mahkumiyet kararı verilmiş olan hükümlü, halihazırda Türkiye'de bulunmaktadır. Bu durumda, yabancı mahkeme kararının Türkiye'de infaz edilebilmesi için önce Ankara Ağır Ceza Mahkemesi'nde bir 'uyarlama yargılaması' yapılır. Bu yargılamada, fiile Türk kanunlarına göre verilecek ceza belirlenir (ancak yabancı mahkemenin cezasını aşamaz). İnfaz, bu uyarlama kararına göre yapılır. 2) Hükümlü Nakli (m.30-31): Bu prosedürde ise hükümlü, cezasını yabancı bir ülkede infaz etmektedir ve cezasının kalan kısmını çekmek üzere Türkiye'ye nakli talep edilmektedir. Bu halde, bir 'uyarlama yargılaması' yapılmaz. Yabancı mahkeme kararı 'aynen' infaz edilir, ancak infaz usulü (koşullu salıverilme, denetimli serbestlik vb.) Türk kanunlarına göre yürütülür. (sen.av.tr/tr/makale/belcikadan-turkiyeye-nakledilen-hukumlunun-ceza-infazı)