Bir kasten yaralama eyleminde, mağdur hem hayati tehlike geçirmiş (TCK m.87/1-d) hem de vücudunda kemik kırığı (TCK m.87/3) oluşmuşsa, sanığın cezası belirlenirken bu iki nitelikli hal ayrı ayrı mı uygulanır, yoksa başka bir içtima kuralı mı işletilir? Yargıtay 3. CD, 2017/9726 K. sayılı kararının bu konudaki yaklaşımı nedir?
Bu durumda TCK m.44'teki fikri içtima kuralı kıyasen uygulanır. Fail, tek bir kasten yaralama eylemi ile birden fazla ağır neticeye (nitelikli hale) sebep olmuştur. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre (örneğin 3. CD, 2017/9726 K.), bu durumda her bir nitelikli hal için ayrı ayrı artırım yapılmaz. Bunun yerine, bu nitelikli hallerden 'en ağır cezayı gerektiren' hangisi ise, sadece o hüküm uygulanır. Örneğimizde, TCK m.87/1-d'ye göre ceza bir kat artırılırken, TCK m.87/3'e göre yarısına kadar artırılır. Daha ağır sonuç doğuran TCK m.87/1-d (hayati tehlike) olduğu için, sanığın cezası sadece bu maddeye göre bir kat artırılır, ayrıca kemik kırığı için TCK m.87/3'e göre bir artırım yapılmaz. Ancak hakim, temel cezayı TCK m.61 uyarınca belirlerken, birden fazla nitelikli halin bir arada gerçekleşmesini sanık aleyhine bir ağırlaştırıcı sebep olarak değerlendirip cezanın alt sınırdan uzaklaşarak tayin edebilir. (kadimhukuk.com.tr/makale/neticesi-sebebiyle-agirlasmis-yaralama-sucu-ve-cezasi/)