Müsadere yoluyla mülkiyet hakkına yapılan müdahale, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne Ek 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesi kapsamında 'mülkten yoksun bırakma' mı, yoksa 'mülkiyetin kullanımının kontrolü' mü olarak değerlendirilir? Anayasa Mahkemesi'nin bu konudaki yaklaşımı nedir?
Müsadere, nihayetinde kişinin mülkünden kalıcı olarak yoksun bırakılması sonucunu doğursa da, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (AİHM) ve bu yaklaşımı benimseyen Anayasa Mahkemesi (AYM), bu tür müdahaleleri Ek 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki 'mülkten yoksun bırakma' kuralı çerçevesinde değil, ikinci fıkrasında düzenlenen 'mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasının düzenlenmesi/kontrolü' kuralı çerçevesinde ele almaktadır. Bunun temel nedeni, müsaderenin amacının, bir mülkü kamulaştırma gibi doğrudan kamunun mülkiyetine katmak değil, suçla mücadele, kamu düzenini koruma veya yasadışı yollarla elde edilen kazancı ortadan kaldırma gibi bir kamu yararı amacıyla mülkün kullanımını kontrol altına almak ve düzenlemek olmasıdır. Bu nedenle AYM, müsadereyi 'mülkiyetin kamu yararına kullanımının kontrol edilmesi' hali olarak değerlendirmektedir. (sen.av.tr/tr/makale/hagb-karari-ile-birlikte-verilen-musadere-kararinin-infazi)