Bir yapının 'terör örgütü' olarak kabul edilebilmesi için, bu yönde kesinleşmiş bir mahkeme kararının varlığı zorunlu mudur? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E. sayılı kararında bu konu nasıl açıklanmış ve 'hata hükümleri' ile nasıl bir ilişki kurulmuştur?
Hayır, zorunlu değildir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin anılan kararında belirttiği üzere, bir oluşumun terör örgütü olup olmadığının mahkeme tarafından tespiti, 'hukuki bir varlık kazandırma' değil, 'önceden var olan bir durumun tespiti' kararıdır. Bir örgüt, kuruluş anından itibaren veya suç örgütüne dönüştüğü andan itibaren bu niteliği taşır. Mahkeme kararının kesinleşmesini beklemek, o tarihe kadar işlenen örgütsel suçların cezasız kalması anlamına gelir ki bu, ceza hukuku mantığına aykırıdır. Ancak, bu durumun önemli bir sonucu vardır: Eğer bir kişi, katıldığı veya yardım ettiği yapının bir terör örgütü olduğunu bilmiyorsa, yani bu konuda bir hataya düşmüşse, 'kusursuz ceza olmaz' ilkesi gereğince ceza hukukundaki 'hata' hükümleri (TCK m.30) çerçevesinde sorumluluğu değerlendirilir. Yani, mahkeme kararının olmaması otomatik bir cezasızlık hali yaratmaz, ancak kişinin yapının niteliğini bilip bilmediği (kusurluluğu) her somut olayda ayrıca araştırılır.