Serbest çalışan bir avukatın, 'kanunilik ilkesi' çerçevesinde zimmet, irtikap gibi özgü suçlardan sorumlu tutulup tutulamayacağını, TCK m.6'daki 'kamu görevlisi' tanımını ve özel kanunlarda (örneğin Avukatlık Kanunu) açık bir atıf bulunmamasını dikkate alarak tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #66732

Kanunilik ilkesi (TCK m.2), bir fiilin suç sayılması ve cezalandırılabilmesi için kanunda açıkça tanımlanmış olmasını gerektirir ve kıyas yasağını içerir. Zimmet (TCK m.247) ve irtikap (TCK m.250) gibi suçlar, failin 'kamu görevlisi' olmasını gerektiren özgü (mahsus) suçlardır. TCK m.6/1-c'deki 'kamu görevlisi' tanımı, serbest çalışan bir avukatın statüsüne tam olarak uymamaktadır; avukat aynı kanunun m.6/1-d bendinde ayrı bir kategori olan 'yargı görevi yapan' olarak tanımlanmıştır. Avukatlık Kanunu'nda da avukatların bu suçlardan sorumlu tutulacağına dair açık bir atıf veya düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda, kanunilik ilkesi gereği, kanunda açıkça 'kamu görevlisi' olarak tanımlanmayan veya özel bir kanunla bu suçlar açısından kamu görevlisi gibi sorumlu tutulacağı belirtilmeyen serbest avukatın, yorum yoluyla 'kamu görevlisi' sayılarak bu özgü suçlardan sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu, kıyas yasağının ihlali anlamına gelir. (sen.av.tr/tr/makale/avukat-kamu-gorevlisi-midir)