Bir avukatın, müvekkili adına tahsil ettiği parayı kendi malvarlığına dahil etmesi eyleminin, 'kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi' üzerindeki etkisi nedir? Yargıtay 5. Ceza Dairesi kararındaki karşı oyda bu durum, eylemin 'zimmet' mi yoksa 'güveni kötüye kullanma' mı olarak nitelendirilmesi gerektiği konusunda nasıl bir argüman olarak kullanılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #66730

Zimmet suçu (TCK m.247), koruduğu hukuki değer itibarıyla sadece malvarlığı değerlerini değil, aynı zamanda 'kamu idaresinin güvenilirliğini ve düzgün işleyişini' de korur. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin kararındaki karşı oyda, serbest çalışan bir avukatın müvekkiliyle olan vekalet ilişkisi kapsamında bir parayı uhdesinde tutmasının, 'kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişini' etkileyen bir durum olmadığı savunulmuştur. Argümana göre, bu eylem devletle veya kamusal bir otoriteyle ilgili değildir; tamamen avukat ile müvekkili arasındaki özel hukuk ilişkisinden (vekalet sözleşmesi) kaynaklanan bir ihtilaftır. Dolayısıyla, kamu idaresinin güvenirliğini zedeleyen bir durum söz konusu olmadığından, zimmet suçunun koruduğu hukuki değer ihlal edilmemiştir. Bu nedenle eylem, sadece vekalet ilişkisinden doğan güveni ihlal ettiği için 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' (TCK m.155/2) suçunu oluşturmalıdır. (sen.av.tr/tr/makale/avukat-kamu-gorevlisi-midir)