Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 08.07.2019 tarihli, 2016/3443 E. sayılı kararında, Avukatlık Kanunu'nun 62. maddesinin TCK'nın 5. maddesi karşısındaki durumu nasıl değerlendirilmiştir? Bu değerlendirmenin, avukatların görev suçlarındaki sorumluluğuna etkisi nedir?
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, anılan kararında, TCK'nın 'Özel kanunlarla ilişki' başlıklı 5. maddesinin 01.01.2009'da yürürlüğe girmesiyle birlikte, TCK'nın genel hükümlerine aykırı ve sınırlayıcı nitelikteki özel kanun hükümlerinin uygulanamayacağını belirtmiştir. Bu bağlamda, Avukatlık Kanunu'nun 62. maddesinin ('...avukat Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesi hükümlerine göre cezalandırılır' şeklindeki) özel nitelikteki 'görevi kötüye kullanma' suçu açısından zımnen ilga edilmiş sayılması gerektiğine karar vermiştir. Bu değerlendirmenin sonucu, avukatların görev suçlarındaki sorumluluğunun artık Avukatlık Kanunu'ndaki bu özel atıfla değil, doğrudan TCK'nın genel hükümleri ve ilgili suç tanımları (zimmet, güveni kötüye kullanma vb.) çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğidir. Bu durum, avukatın eyleminin hangi suçu oluşturduğu (zimmet mi, güveni kötüye kullanma mı) tartışmasını daha da alevlendirmiş ve bu konuda bir yasal boşluk olduğu yönündeki görüşleri güçlendirmiştir. (sen.av.tr/tr/makale/avukat-kamu-gorevlisi-midir)