5237 sayılı TCK'nın 23. maddesi, 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda' sorumluluk için failin ağır netice bakımından en azından taksirle hareket etmesini arayarak hangi ceza hukuku ilkesini benimsemiştir? Bu düzenlemenin ardındaki felsefeyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #66708

TCK m.23, bu düzenlemeyle modern ceza hukukunun temel taşlarından olan 'kusur ilkesi'ni veya 'sübjektif sorumluluk' ilkesini benimsemiştir. Bu ilke, bir kişinin ancak kusurlu olduğu bir fiil veya neticeden sorumlu tutulabileceğini, 'kusursuz ceza olmaz' (nulla poena sine culpa) prensibini ifade eder. Düzenlemenin ardındaki felsefe, mülga kanundaki 'objektif sorumluluk' veya 'versari in re illicita' (haksız bir işe girişen sonuçlarına katlanır) anlayışını terk etmektir. Eski anlayışta, failin hukuka aykırı bir fiili (örn. yaralama) işlemesi, bu fiilden doğan tüm neticelerden (öngörülemese bile) sorumlu tutulması için yeterli görülüyordu. TCK m.23 ise, failin iradesi dışında gerçekleşen ağır neticeden sorumlu tutulabilmesi için, o neticeye ilişkin öngörülebilirlik ve dolayısıyla en azından taksir düzeyinde bir kusur arayarak, sorumluluğu failin sübjektif durumuyla ilişkilendirmiş ve daha adil bir sorumluluk rejimi kurmuştur (sen.av.tr/tr/makale/kast-ve-taksir-kavramlari-isiginda-tckm.85-86/2-ve-87/4).