Bir fiilin ceza hukuku açısından faile isnat edilebilmesi için 'illiyet bağı' ile 'objektif isnadiyet' arasındaki ilişki ve fark nedir? Hafif bir itme sonucu, bilinmeyen bir kalp hastalığı nedeniyle kişinin ölmesi örneği üzerinden bu iki kavramı açıklayınız.
İlliyet (nedensellik) bağı, hareket ile netice arasındaki doğal, felsefi sebep-sonuç ilişkisidir. 'Şart teorisi'ne göre, hareket olmasaydı netice meydana gelmeyecek idiyse, illiyet bağı vardır. Örnekte, itme hareketi olmasaydı kişi o anda ölmeyeceği için, hareket ile ölüm arasında illiyet bağı mevcuttur. Ancak, bir neticeden faili sorumlu tutmak için tek başına illiyet bağı yeterli değildir. Ayrıca 'objektif isnadiyet' de gerekir. Objektif isnadiyet, meydana gelen neticenin hukuken faile atfedilip atfedilemeyeceğinin bir denetimidir. Bunun için failin, hukuken relevant (önemli) ve onaylanmayan bir risk yaratmış olması ve bu riskin neticede gerçekleşmiş olması gerekir. Örnekte, hafif bir itme eylemi, normal koşullarda bir ölüm riski yaratmaz. Ölüm, mağdurun atipik ve fail tarafından bilinmeyen bünyesel özelliğinden kaynaklandığı için, failin yarattığı risk içinde değildir. Bu nedenle, illiyet bağı olsa bile, ölüm neticesi faile objektif olarak isnat edilemez. Bu durumda fail ölümden sorumlu tutulamaz, sadece itme eyleminin niteliğine göre (örneğin basit yaralama) sorumlu olur (sen.av.tr/tr/makale/kast-ve-taksir-kavramlari-isiginda-tckm.85-86/2-ve-87/4).