Kasten yaralama suçunda (TCK m.86) mağdurun mevcut bir hastalığı veya bedenindeki istisnai bir özellik (örneğin hemofili) nedeniyle basit bir eylemden dolayı ağır bir sonucun (örneğin ölüm) meydana gelmesi durumunda, failin sorumluluğu belirlenirken Yargıtay'ın 'failin mağdurun durumunu bilip bilmemesi' kriterini nasıl kullandığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #66705

Yargıtay, bu tür olaylarda sorumluluğu belirlerken, failin mağdurun özel durumunu (hastalık, hassasiyet vb.) bilip bilmediğini temel bir kriter olarak kullanır. Bu yaklaşım, öngörülebilirlik ve taksirin derecesini tespit etmeye yöneliktir. 1) Fail, mağdurun hastalığını veya özel durumunu önceden biliyorsa: Bu durumda, yapacağı eylemin ağır bir sonuca yol açabileceğini öngörmesi gerektiği kabul edilir. Eğer bu öngörüye rağmen hareketi gerçekleştirirse, meydana gelen ağır neticeden (örneğin ölüm) 'bilinçli taksirle' sorumlu tutulur (TCK m.22/3). 2) Fail, mağdurun hastalığını bilmiyorsa: Bu durumda, failin ağır neticeyi öngörmesi beklenemez. Ancak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir hareketi varsa, bu öngörülemeyen ağır neticeden 'basit taksirle' sorumlu tutulur. Örneğin, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2007/2883 K. sayılı kararında, maktuldeki kalp rahatsızlığını sanığın bilip bilmediğinin araştırılması, bildiği tespit edilirse bilinçli taksirle, bilmediği tespit edilirse basit taksirle öldürmeden sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir (sen.av.tr/tr/makale/kast-ve-taksir-kavramlari-isiginda-tckm.85-86/2-ve-87/4).