TCK m.126'da düzenlenen 'mağdurun belirlenebilirliği' (matufiyet) ilkesi nedir? Sosyal medyada ismi açıkça belirtilmeden yapılan bir paylaşımın, belirli bir kişiye yönelik hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığı nasıl tespit edilir? Yargıtay 18. CD, K.2018/5756 sayılı kararı bu konuda ne söylemektedir?
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, hakaretin yöneldiği mağdurun 'belli veya en azından belirlenebilir' olması gerekir. Buna matufiyet şartı denir. TCK m.126'ya göre, mağdurun ismi açıkça belirtilmese bile, ifadenin niteliğinden ve söylendiği bağlamdan, kime yönelik olduğunda 'duraksanmayacak' bir durum varsa, isim belirtilmiş sayılır. Sosyal medyada bu tespit, paylaşımın yapıldığı tarihler, kullanılan ifadeler, resimler, etiketlenen diğer kişiler ve taraflar arasındaki geçmişteki olaylar gibi unsurların bir bütün olarak değerlendirilmesiyle yapılır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2018/5756 sayılı kararında da, sanığın paylaştığı tweet ve retweetlerdeki ifadelerin, suçun işlendiği tarihler ve kullanılan resimlerden yola çıkılarak 'açıkça katılanı kastettiğinin anlaşıldığı' belirtilerek, matufiyet şartının gerçekleştiği ve hakaret suçunun unsurlarının oluştuğu kabul edilmiştir (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/internetten-ve-sosyal-medya-uzerinden-hakaret-sucu-cezasi.html).