Bir grup insanın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün talimatı doğrultusunda, bir kamu davasında 'gizli tanık' olarak yalan beyanlarda bulunarak kişilerin hürriyetinden yoksun kalmasına neden olması eylemi, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E. sayılı kararına göre hangi suçları oluşturur? Bu durumda 'örgüt adına suç işleme' (TCK m.220/6) kurumu nasıl değerlendirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #66669

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin anılan kararında tarif edilen olayda, sanıkların eylemleri birden fazla suçu oluşturmaktadır: 1) Yalan tanıklık (TCK m.272), 2) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (TCK m.109 - yalan tanıklık sonucu kişilerin tutuklanmasına neden oldukları için), 3) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme (TCK m.220/6). Kararda, sanıkların örgütle hiyerarşik bağları tam olarak ispatlanamasa da, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün talimatıyla hareket ettikleri ve örgütün amaçları doğrultusunda bu suçları işledikleri kabul edilmiştir. TCK m.220/6 uyarınca, örgüte üye olmayan ancak örgüt adına suç işleyen bir kişi, hem işlediği suçtan (yalan tanıklık, hürriyeti kısıtlama) hem de ayrıca örgüte üye olmak suçundan cezalandırılır. Yargıtay, bu tür bir eylemin örgütün bilgisi ve talimatı dahilinde yapılması halinde 'örgüt adına suç işleme' suçunun unsurlarının oluştuğunu kabul etmektedir.