Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunda (TCK m. 87) failin cezalandırılabilmesi için temel suç (yaralama) ile ağırlaşan netice (örneğin yüzde sabit iz) arasında bulunması gereken bağlar nelerdir? Sadece illiyet (nedensellik) bağının varlığı yeterli midir?
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunda failin ağırlaşan neticeden sorumlu tutulabilmesi için iki temel bağın bulunması gerekir: 1) İlliyet (Nedensellik) Bağı: Failin kasten gerçekleştirdiği yaralama fiili ile meydana gelen ağır netice arasında bir sebep-sonuç ilişkisi olmalıdır. Yani ağır netice, o yaralama fiili olmasaydı meydana gelmeyecek olmalıdır. 2) Objektif İsnadiyet: Sadece nedensellik bağının varlığı yeterli değildir. Ayrıca, meydana gelen ağır neticenin faile objektif olarak isnat edilebilmesi gerekir. Bu da TCK m. 23 uyarınca, failin ağırlaşan netice bakımından en azından taksirle hareket etmiş olmasını gerektirir. Yani, failin yaralama fiilini işlerken, bu fiilden daha ağır bir sonucun doğabileceğini öngörebilir durumda olması gerekir. Eğer ağırlaşan netice, mağdurun veya üçüncü bir kişinin tamamen atipik ve öngörülemez bir davranışı sonucu ortaya çıkmışsa, objektif isnadiyet kesilebilir ve fail bu ağır sonuçtan sorumlu tutulmayıp sadece temel yaralama suçundan cezalandırılır (kadimhukuk.com.tr/makale/neticesi-sebebiyle-agirlasmis-yaralama-sucu-ve-cezasi/).