TCK m.21'de düzenlenen 'doğrudan kast' ile 'olası kast' arasındaki temel farkı, failin iradesi (isteme unsuru) ve neticeye karşı tutumu açısından açıklayınız. Bilinçli taksirden ayrılan yönü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #66645

Doğrudan kast (TCK m.21/1), suçun kanuni tanımındaki unsurların 'bilerek ve istenerek' gerçekleştirilmesidir. Burada fail hem neticeyi öngörür hem de bu neticenin gerçekleşmesini kesin olarak ister. Olası kastta (TCK m.21/2) ise fail, neticenin gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, neticenin gerçekleşmesini kesin olarak istemez; ancak kayıtsız kalır ve 'olursa olsun' mantığıyla hareket ederek fiili işler. Olası kast ile bilinçli taksir (TCK m.22/3) arasındaki fark ise failin neticeye karşı tutumundadır. Her ikisinde de fail neticeyi öngörür. Ancak olası kastta fail neticenin gerçekleşmesini kabullenir, umursamaz ('olursa olsun'). Bilinçli taksirde ise fail, neticenin gerçekleşmesini istemediği gibi, tecrübesine, yeteneğine veya şansına güvenerek neticenin gerçekleşmeyeceğine inanır ('bir şey olmaz' mantığı). Bu ayrım, cezanın belirlenmesinde kritik öneme sahiptir (sen.av.tr/tr/makale/kast-ve-taksir-kavramlari-isiginda-tckm.85-86/2-ve-87/4).