TCK m. 87/4 (Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmesi) hükmünün uygulanabilmesi için TCK m. 86'nın hangi fıkraları kapsamındaki bir yaralamanın gerçekleşmiş olması gerekir? TCK m. 86/2 kapsamında 'basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek' bir yaralama sonucunda ölüm meydana gelirse, TCK m. 87/4 uygulanabilir mi? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını ve eleştirisini açıklayınız.
TCK m. 87/4 hükmü, kasten yaralama suçunun düzenlendiği TCK m. 86'nın 1. ve 3. fıkralarına atıf yapmaktadır. Dolayısıyla, bu hükmün uygulanabilmesi için yaralamanın TCK m. 86/1 (temel hal) veya TCK m. 86/3 (nitelikli haller) kapsamında olması gerekir. Kanun metni, TCK m. 86/2'de düzenlenen 'basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek' yaralamaları bu kapsamın dışında bırakmıştır. Bu nedenle, 'kanunilik' ilkesi gereği, basit bir yaralama eylemi sonucunda ölüm meydana gelse dahi, faile TCK m. 87/4 hükmü uygulanamaz. Yargıtay da bu görüşü benimsemektedir (CGK, 2015/1254 E.). Ancak Yargıtay, bu yasal boşluğu doldurmak için, failin mağdurun ölüme yol açan özel durumunu (örn. kalp hastalığı) bilip bilmediğine göre, faili TCK m. 85 (taksirle öldürme) veya TCK m. 22/3 (bilinçli taksirle öldürme) hükümlerine göre sorumlu tutmaktadır. Bu yaklaşım, doktrinde, kanunilik ilkesine ve kıyas yasağına aykırı olduğu, ölüm neticesinin öngörülebilirliğinin her olayda ayrıca ve doğrudan değerlendirilmesi gerektiği yönünde eleştirilmektedir (sen.av.tr/tr/makale/kast-ve-taksir-kavramlari-isiginda-tckm.85-86/2-ve-87/4).