HMK m. 369/1, Yargıtay'ın tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmadığını ve kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları kendiliğinden inceleyebileceğini belirtmektedir. Bu hükmün mutlak bir yetki olup olmadığını, tarafların tasarruf ilkesi çerçevesinde değerlendirerek açıklayınız ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/15148 ve 2018/3240 sayılı kararlarındaki örnekler üzerinden somutlaştırınız.
Yargıtay'ın kendiliğinden inceleme yetkisi mutlak değildir ve tarafların tasarruf ilkesiyle sınırlıdır. Bu yetki, yalnızca 'kanunun açık hükmüne aykırılık' durumlarında kullanılabilir. Örneğin, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği, kamu düzenine ilişkin konularda Yargıtay kendiliğinden inceleme yapabilir. Metinde verilen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararlarında (K.2017/15148 ve K.2018/3240), davalı kadın tarafından açılmış bir boşanma davası olmamasına rağmen mahkemenin kadın lehine de boşanma kararı vermesi, 'davasız yargılama olmaz' ilkesine ve dolayısıyla kanunun açık hükmüne aykırı bulunduğundan, taraflarca temyiz edilmese dahi Yargıtay tarafından kendiliğinden bozma sebebi sayılmıştır. Ancak, örneğin bir tazminat davasında, davacı taraf hükmedilen tazminat miktarının düşüklüğünü temyiz konusu yapmazsa, Yargıtay bu miktarı kendiliğinden inceleyip artıramaz, çünkü bu konu tarafların tasarrufuna tabidir.