Avukatın, TCK m. 252/7'de yer alan 'yargı görevi yapan' ifadesi nedeniyle rüşvet suçunun faili veya mağduru olabilmesi mümkünken, zimmet (TCK m. 247) veya irtikap (TCK m. 250) gibi suçların faili olmasının tartışmalı olmasının temel sebebi nedir?
Temel sebep, kanun metinlerindeki farklı ifadelerdir. Rüşvet suçunu düzenleyen TCK m. 252/7, suçu işleyebilecek kişiler arasında 'yargı görevi yapan' kişileri de açıkça saymıştır. TCK m. 6/1-d'de avukatların 'yargı görevi yapan' kişilerden olduğu belirtildiği için, rüşvet suçu açısından avukatların sorumluluğu kanunen açıktır. Ancak zimmet ve irtikap suçlarını düzenleyen maddeler, failin sadece 'kamu görevlisi' olmasını aramaktadır. TCK m. 6'da 'kamu görevlisi' ve 'yargı görevi yapan' ayrı ayrı tanımlandığı ve bu suç maddelerinde avukata veya yargı görevi yapana özel bir atıf yapılmadığı için, serbest avukatların 'kamu görevlisi' sayılamayacağı ve dolayısıyla bu özgü suçların faili olamayacağı görüşü ileri sürülmektedir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/avukat-kamu-gorevlisi-midir)