Ceza mahkemesinin, bir fiilin hukuka aykırılığını tespit eden kesinleşmiş mahkumiyet kararı, hukuk hakimini bağlar. Peki, ceza mahkemesinin, TCK'daki bir 'hukuka uygunluk nedeni'nin (örn: meşru savunma, zorunluluk hali) varlığını kabul ederek verdiği beraat kararı, hukuk hakimini bağlar mı? Hukuk hakimi, aynı olayda meşru savunma yoktur diyerek tazminata hükmedebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65649

Bu konu, TBK m. 74'ün en tartışmalı alanlarından biridir. Kural, ceza mahkemesinin 'maddi olgu' tespitinin hukuk hakimini bağlamasıdır. Ceza mahkemesinin, meşru savunma veya zorunluluk halinin 'maddi şartlarının' (örneğin, bir saldırının varlığı, saldırının devam etmesi, saldırı ile savunma arasında oran olması gibi) gerçekleştiğini tespit ederek beraat kararı vermesi, aslında fiilin hukuka aykırı olmadığı yönünde bir maddi olgu tespiti niteliğindedir. Bu durumda, ceza mahkemesi fiilin işlendiğini ancak hukuka uygun olduğunu tespit etmiştir. Yargıtay'ın genel eğilimi, ceza mahkemesinin bir hukuka uygunluk nedeninin varlığını kesin olarak tespit ettiği durumlarda, bu tespitin hukuk hakimini de bağlayacağı yönündedir. Çünkü fiilin 'hukuka aykırılığı' unsuru, hem ceza hukukunun hem de borçlar hukukundaki haksız fiilin ortak unsurudur. Ceza mahkemesi, daha sıkı ispat kurallarıyla fiilin hukuka uygun olduğuna karar vermişse, hukuk hakiminin aksi yönde bir karar vermesi, kararlar arasında çelişkiye yol açar. Dolayısıyla, ceza mahkemesinin meşru savunmanın varlığını kesin olarak tespit ederek verdiği bir beraat kararı karşısında, hukuk hakiminin 'meşru savunma yoktur' diyerek tazminata hükmetmesi beklenmez. Ancak, beraat kararı delil yetersizliğine dayanıyorsa, hukuk hakimi kendi delillerine göre farklı bir sonuca varabilir.