Yasadışı bahis oynatma suçundan elde edilen parayla bir daire satın alan kişinin bu dairesini, suçtan habersiz bir üçüncü kişiye sattığını varsayalım. Soruşturma makamları, CMK m. 128 uyarınca, bu daireye iyiniyetli üçüncü kişinin zilyetliğinde iken el koyabilir mi?
CMK m. 128, suçtan elde edilen malvarlığı değerlerine, bu değerlerin bir başka kişinin zilyetliğinde bulunması halinde dahi el konulmasına imkan tanır. Ancak, bu kuralın uygulanmasında TMK m. 1023'te düzenlenen 'tapu siciline güven ilkesi' ve iyiniyetli üçüncü kişinin haklarının korunması ilkesi de dikkate alınmalıdır. Eğer üçüncü kişi, daireyi tapu kaydına güvenerek, bedelini ödeyerek ve dairenin suçtan elde edilen bir gelirle alındığını bilmeden ve bilebilecek durumda olmadan (iyiniyetli olarak) satın almışsa, onun bu kazanımı kural olarak korunur. Bu durumda, daireye el konulması, mülkiyet hakkının orantısız bir ihlali olur. Soruşturma makamlarının bu durumda yapabileceği, dairenin satışından elde edilen paranın şüphelinin malvarlığındaki karşılığını aramak veya 'değer müsaderesi' (TCK m. 55/2) yoluna gitmektir. Ancak, eğer üçüncü kişinin kötü niyetli olduğu, yani dairenin suç geliri olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiği ispatlanırsa, o zaman daireye onun zilyetliğinde iken el konulabilir. Bu, her somut olayda iyiniyetin varlığının araştırılmasını gerektiren karmaşık bir durumdur.