Bir davada, davalının hukuki dinlenilme hakkının (HMK m. 27) ihlal edildiği gerekçesiyle karar bozulduğunda, bu durumun davacı lehine oluşan 'usuli kazanılmış hak'ka bir etkisi olur mu? Usuli kazanılmış hakkın istisnaları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65623

Kural olarak, bir taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak, yargılamanın sonraki aşamalarında mahkeme ve Yargıtay için bağlayıcıdır. Bozmaya uyulmasıyla da karşı taraf lehine bir usuli kazanılmış hak doğar. Ancak, hukuki dinlenilme hakkının ihlali gibi yargılamanın temel prensiplerine aykırılıklar, usuli kazanılmış hakkın istisnalarını oluşturabilir. Yargıtay içtihatlarına göre, usuli kazanılmış hakkın istisnaları şunlardır: 1) **Karar Düzeltme Aşamasında İlk İncelemedeki Hatadan Dönülmesi:** Yargıtay'ın ilk temyiz incelemesinde gözden kaçırdığı bir hususu, karar düzeltme aşamasında fark ederek önceki kararından dönmesi, usuli kazanılmış hakkı ortadan kaldırır. 2) **Bozmadan Sonra Yeni Bir İçtihadı Birleştirme Kararı Çıkması:** Bozma kararından sonra, dava konusuyla ilgili yeni bir içtihadı birleştirme kararı çıkarsa, bu karar geriye de yürüyeceği için usuli kazanılmış hakka üstün gelir. 3) **Bozmadan Sonra Yeni Bir Kanun Çıkması:** Bozmadan sonra yürürlüğe giren ve geçmişe etkili olan yeni bir kanun hükmü de usuli kazanılmış hakkı geçersiz kılar. 4) **Kamu Düzenine İlişkin Hususlar:** Görev, kesin yetki, hak düşürücü süre gibi kamu düzenine ilişkin konularda usuli kazanılmış haktan söz edilemez. Mahkeme, bu hususları her aşamada re'sen dikkate alır. Hukuki dinlenilme hakkının ihlali de adil yargılanma hakkının bir parçası olarak kamu düzeninden sayıldığı için, bu hakkı ihlal eden bir durumun varlığı halinde, diğer taraf lehine oluşmuş bir usuli kazanılmış hakka dayanılamaz.