TCK m. 216/1 suçunun 'teşebbüse' elverişli olup olmadığını, suçun 'somut tehlike suçu' ve 'objektif cezalandırılabilme şartı' içermesi bakımından tartışınız.
Metindeki yazarın argümanına göre, TCK m. 216/1 suçu teşebbüse elverişli değildir. Bunun temel nedeni, suçun yapısıyla ilgilidir. Suç, bir 'somut tehlike suçu'dur ve kanun koyucu, suçun cezalandırılabilmesi için tahrik fiili sonucunda 'kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması'nı bir şart olarak aramıştır. Bu şart, doktrinde bir 'netice'den çok, bir 'objektif cezalandırılabilme şartı' olarak kabul edilmektedir. Objektif cezalandırılabilme şartları, failin iradesi dışında gerçekleşen ve fiilin haksızlık içeriğine değil, sadece cezalandırılıp cezalandırılamayacağına etki eden dış koşullardır. Teşebbüs (TCK m. 35) ise, failin suçun kanuni tanımındaki 'neticeyi' gerçekleştirmek amacıyla icra hareketlerine başlaması ancak elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaması halidir. TCK m. 216/1'deki 'tehlikenin ortaya çıkması' durumu, failin doğrudan hedefleyebileceği bir netice değil, fiilinin bir sonucu olarak ortaya çıkan dışsal bir durumdur. Eğer fail tahrik fiilini işlemiş ancak bu 'açık ve yakın tehlike' şartı gerçekleşmemişse, objektif cezalandırılabilme şartı oluşmadığı için fiil cezalandırılamaz. Bu durumda, failin iradesiyle gerçekleştirebileceği bir netice eksik kaldığından, teşebbüsten de bahsedilemez. Fiil ya tamamlanmıştır (tehlike ortaya çıkmışsa) ya da hiç cezalandırılamaz (tehlike ortaya çıkmamışsa).