Bir boşanma davasında, tarafların dinletebilecekleri tanık sayısının mahkemece 'beş ile sınırlandırılması' yönünde bir ara karar kurulması, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2018/8317 K. sayılı kararına göre hukuken mümkün müdür? Bu durum hangi temel hakka aykırılık oluşturur?
Hayır, hukuken mümkün değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2018/8317 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkemenin tarafların dinletebileceği tanık sayısını keyfi olarak sınırlandırması, 'savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde' önemli bir usul hatasıdır ve 'adil yargılanma ilkesini' ihlal eder. Taraflar, iddialarını ispatlamak için HMK çerçevesinde diledikleri sayıda tanık gösterebilirler. Mahkemenin tanık dinleme konusundaki tek sınırlama yetkisi, HMK m. 241'de düzenlenen 'gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığı ile ispat edilmek istenen husus hakkında yeter derecede bilgi edindiği takdirde, geri kalanların dinlenilmemesine karar verme' yetkisidir. Ancak bu yetki, henüz tanıklar dinlenmeden, soyut bir şekilde tanık sayısını sınırlama şeklinde kullanılamaz. Hakim, ancak aynı vakıayı ispat için gösterilen tanıkları dinledikten sonra, o vakıa yeterince aydınlandıysa kalanları dinlemekten vazgeçebilir. Başlangıçta tanık sayısını sınırlamak, tarafın farklı vakıaları ispatlama hakkını elinden almak anlamına gelir ve bu nedenle hukuka aykırıdır.