Yargıtay, taksirli bir suç nedeniyle 'inşaat ustalığı', 'şirket ortaklığı' veya 'limited şirket mesul müdürlüğü' gibi faaliyetlerin, TCK m. 53/6 kapsamında yasaklanmasını neden hukuka aykırı bulmaktadır?
Yargıtay, TCK m. 53/6'da geçen 'meslek veya sanat' ifadesini dar yorumlamakta ve bu tedbirin uygulanabilmesi için, icra edilen faaliyetin kanunen bir 'ruhsatnameye' veya resmi bir izne tabi olması gerektiğini kabul etmektedir. Metinde yer alan Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2017/4827, 2014/16101 ve 2014/15023 sayılı kararlarında bu görüş açıkça belirtilmiştir. Bu kararlara göre; 'inşaat ustalığı', 'şirket ortaklığı' veya 'limited şirket mesul müdürlüğü' gibi faaliyetler, her ne kadar bir iş ve kazanç kapısı olsa da, mimarlık, doktorluk veya avukatlık gibi özel bir ruhsatname, diploma veya meslek odası kaydı gerektiren faaliyetler değildir. Bu tür faaliyetler daha çok ticari veya zanaat niteliğinde görülmektedir. Yargıtay, TCK m. 53/6'nın kapsamını bu şekilde ruhsatnameye tabi mesleklerle sınırlayarak, Anayasa ile güvence altına alınan 'çalışma ve sözleşme hürriyetinin' orantısız bir şekilde kısıtlanmasını önlemeyi amaçlamaktadır. Dolayısıyla, bu tür ruhsatnameye tabi olmayan faaliyetler hakkında yasaklama kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmaktadır.