Bir memurun, memuriyet görevini kötüye kullanarak işlediği zimmet suçundan dolayı mahkum olması halinde, mahkeme TCK m. 53/5 uyarınca nasıl bir yasaklama kararı vermelidir? Kararda sadece 'memuriyet görev ve yetkilerini kullanmaktan yasaklanmasına' şeklinde bir ifadeye yer verilmesi yeterli midir?
Bu şekilde bir ifade yeterli değildir ve hatalıdır. TCK m. 53/5, yasaklamanın, TCK m. 53/1'de sayılan 'hak ve yetkinin' kullanılmasına yönelik olduğunu belirtir. Örnek olaydaki ilgili hak ve yetki, TCK m. 53/1-a'da tanımlanan 'Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden...' yoksunluktur. Mahkemenin vereceği yasaklama kararı, bu genel hak ve yetkiyi kapsamalıdır. Metindeki Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2016/7096 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, mahkemenin yasaklamayı sadece sanığın o anki 'memuriyet görev ve yetkileriyle' sınırlı tutması, kanunun amacına aykırıdır. Doğru uygulama, 'cezanın infazından sonra işlemek üzere, belirlenen süre kadar TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına' şeklinde genel bir karar vermektir. Bu, sanığın sadece mevcut memuriyetinden değil, infaz sonrası dönemde herhangi bir kamu görevini üstlenmekten de yasaklanması anlamına gelir ve kanunun amacına daha uygundur.