Tali kusurlu olduğu kabul edilen bir sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan dolayı TCK m. 53/6 uyarınca sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilirken, mahkemenin bu tedbiri kanunda öngörülen sürenin üst sınırından (3 yıl) uygulaması hukuka uygun mudur? Yargıtay bu durumu nasıl değerlendirmektedir?
Bu durum hukuka uygun değildir. TCK m. 53/6, mahkemeye 3 aydan 3 yıla kadar bir süre belirleme konusunda takdir hakkı tanımış olsa da, bu takdir hakkı keyfi bir şekilde kullanılamaz. TCK m. 3/1'de düzenlenen 'orantılılık' ilkesi gereğince, hükmedilecek ceza ve güvenlik tedbirinin, işlenen fiilin ağırlığı ve failin kusuruyla orantılı olması gerekir. Metindeki Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/10359 sayılı kararında da belirtildiği gibi, sanığın sadece 'tali kusurlu' olduğunun kabul edildiği bir olayda, sürücü belgesinin geri alınması tedbirinin en üst sınırdan uygulanması, fiilin ağırlığı ve kusurun derecesiyle orantılı değildir. Yargıtay, bu tür bir uygulamayı 'teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmesi' olarak nitelendirmekte ve kararı bozma nedeni saymaktadır. Mahkemenin, takdir hakkını kullanırken sanığın kusur oranını, olayın özelliklerini ve hakkaniyeti dikkate alarak alt ve üst sınırlar arasında makul bir süre belirlemesi gerekir.