Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan bir bedel tespiti davasında, taşınmazın değerinin belirlenmesinde hangi objektif kriterler esas alınır? Bu konuda hangi kanun hükümlerinden kıyasen yararlanılır?
Kamulaştırmasız el atma davalarında bedel tespitine ilişkin özel bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bu davalarda da kıyasen Kamulaştırma Kanunu'ndaki değer biçme esasları uygulanır. Metindeki Hukuk Genel Kurulu'nun 2016/804 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu kriterler 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11. maddesinde sayılmıştır. Buna göre, taşınmazın değerinin tespitinde şu objektif ölçüler esas alınır: a) Taşınmazın cinsi ve nev'i (arsa, arazi, bina vb.), b) Yüzölçümü, c) Kıymetini etkileyebilecek tüm nitelik ve unsurlar (konumu, imar durumu, verimi, ulaşım olanakları vb.), d) Her bir unsurun ayrı ayrı değeri, e) Varsa, kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirleri, f) Arazilerde, emsal satışlara göre belirlenen metrekare değeri, g) Yapılarda, resmi birim fiyatları, yapı maliyet hesapları ve yıpranma (amortisman) payı, h) Bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçütler. Mahkeme, bu kriterleri esas alan bir bilirkişi heyeti (gayrimenkul değerleme uzmanı, ziraat mühendisi, inşaat mühendisi vb.) aracılığıyla taşınmazın dava tarihindeki değerini tespit eder.