Boşanma davasında, davalı-karşı davacı kadının yasal cevap süresi (HMK m. 127/1) geçtikten sonra verdiği dilekçeyle talep ettiği maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında mahkeme nasıl bir karar vermelidir? Esasa girerek bu talepleri reddetmesi usule uygun mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65576

Mahkemenin, süresinden sonra ileri sürülen bu talepler hakkında esasa girerek ret kararı vermesi usule uygun değildir. Davalının, boşanma davasında maddi ve manevi tazminat gibi talepleri, karşı dava niteliğinde olmasa bile, bir savunmanın genişletilmesi veya yeni bir talep ileri sürülmesi anlamına gelir. Bu taleplerin, HMK m. 127'de öngörülen iki haftalık cevap süresi içinde ileri sürülmesi gerekir. Süre geçtikten sonra yapılan talepler, davacının açık rızası olmadan veya ıslah yoluna başvurulmadan dikkate alınamaz. Metindeki Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2018/6161 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkemenin bu durumda yapması gereken, taleplerin süresinde ileri sürülmediğini tespit ederek, bu talepler hakkında 'karar verilmesine yer olmadığına' dair bir karar vermektir. Esasa girerek 'ret' kararı vermesi, süresinde olmayan bir talebi incelemiş ve esastan karara bağlamış olması anlamına gelir ki bu, usul ekonomisine ve savunma hakkının genişletilmesi yasağına aykırılık teşkil eder ve bu nedenle bozma sebebidir.