Bir trafik kazası sonucunda açılan ceza davasında, sanığın asli kusurlu olduğu tespit edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir. Daha sonra açılan tazminat davasında, hukuk hakimi, ceza dosyasındaki bu kusur oranı tespitiyle bağlı mıdır? Tazminat miktarını belirlerken bu oranı dikkate almak zorunda mıdır?
Hukuk hakimi, ceza dosyasındaki kusur oranı tespitiyle doğrudan bağlı değildir. TBK m. 74'e göre, 'ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine... ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz.' Ceza hukukundaki kusur (kast/taksir) ile borçlar hukukundaki kusur (tazminat sorumluluğunu ve miktarını etkileyen) kavramları ve amaçları farklıdır. Ancak bu, hukuk hakiminin ceza dosyasındaki tespiti tamamen göz ardı edeceği anlamına gelmez. Ceza mahkemesinin, olayın oluş şekline ilişkin yaptığı maddi olgu tespitleri (örneğin, sanığın kırmızı ışıkta geçtiği tespiti) hukuk hakimini bağlar. Hukuk hakimi, bu bağlayıcı maddi olgular üzerinden, borçlar hukuku prensiplerine göre (TBK m. 51-52) tarafların kusur oranlarını kendisi serbestçe takdir eder. Gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Metindeki Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/10719 K. sayılı kararında da bu durum, 'ceza dosyasındaki kusur oranlarına bağlı kalınarak eldeki davada kusur oranı belirlenemeyeceği' şeklinde ifade edilmiştir. Dolayısıyla, ceza dosyasındaki kusur oranı önemli bir emare ve delil olmakla birlikte, hukuk hakimi için bağlayıcı bir hüküm niteliğinde değildir.