TCK m. 53/1-c bendinde düzenlenen velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından yoksun bırakılma, hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün 'kendi altsoyu' üzerindeki yetkileri açısından nasıl bir istisnaya tabidir? TCK m. 53/3 bu konuda ne düzenlemektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65559

TCK m. 53/1-c, kasten işlenen bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, kişinin velayet hakkından ve vesayet veya kayyımlığa ait hizmetlerde bulunmaktan yoksun bırakılacağını düzenler. Ancak TCK m. 53/3, bu kurala önemli bir istisna getirir. Bu istisna, hükümlünün 'kendi altsoyu' (çocukları, torunları vb.) üzerindeki yetkileri ile ilgilidir. Maddeye göre, 'Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.' Yani, eğer bir hükümlü cezasını cezaevi dışında (erteleme, denetimli serbestlik veya koşullu salıverilme ile) infaz ediyorsa, kendi çocukları üzerindeki velayet hakkı veya torunları üzerindeki vesayet yetkisi kısıtlanamaz. Bu hakları kullanmaya devam eder. Ancak bu istisna sadece kendi altsoyuna yöneliktir. Aynı hükümlünün, örneğin bir yeğenine veya başkasına vasi veya kayyım olarak atanması, cezasının infazı tamamlanana kadar mümkün değildir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2020/3945 K. sayılı kararı da bu istisnanın gözetilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.