Bir kimse, başkasının arsasına kendi malzemesiyle ve arsa malikinin rızası olmaksızın, ancak iyiniyetli olarak kalıcı bir yapı inşa etmiştir. Yapının değeri, arsanın değerinden açıkça fazladır. Bu durumda, TMK m. 724 uyarınca malzeme sahibinin arsa mülkiyetinin kendisine devrini isteyebilmesi için aranan 'iyiniyet' koşulu nasıl yorumlanmalıdır? Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2011/10559 K. sayılı kararındaki unsurları açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65555

TMK m. 724'te aranan 'iyiniyet', TMK m. 3'te düzenlenen sübjektif iyiniyettir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2011/10559 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu koşulun varlığı için, yapıyı yapan kişinin, el attığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesi veya 'beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşın bilecek durumda olmaması' ya da 'yapıyı yapmakta haklı bir sebebinin bulunması' gerekir. Sadece arsanın başkasına ait olduğunu bilmemek yeterli değildir; bu bilgisizliğin mazur görülebilir olması, yani kişinin yaptığı araştırmalara ve gösterdiği özene rağmen bu durumu öğrenememiş olması gerekir. Örneğin, tapu kayıtlarını incelemiş, kadastral durumu araştırmış ancak buna rağmen bir hata nedeniyle (örn. hatalı parselasyon) yanlış yere inşaat yapmışsa iyiniyetli sayılabilir. Ancak hiçbir araştırma yapmadan, gelişi güzel bir şekilde başkasının arsasına inşaat yapan kişi, gerekli özeni göstermediği için iyiniyetli kabul edilmez. İyiniyetin ispat yükü, temliken tescil talebinde bulunan yapı (malzeme) sahibine aittir. Bu koşul gerçekleşmeden, diğer koşullar (yapı değerinin arsa değerinden fazla olması ve uygun bedel ödeme) sağlansa bile mülkiyetin devri talep edilemez.