Limited şirket ortağının, şirketin vergi borçlarından dolayı şahsen takibe alınabilmesi için 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi ve ilgili Yargıtay/Danıştay kararlarına göre hangi koşulların bir arada gerçekleşmesi gerekir? İdarenin, doğrudan ortağın şahsi malvarlığına haciz uygulaması mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65549

Limited şirket ortağının, şirketin amme borçlarından dolayı şahsen sorumlu tutulabilmesi ve takibe alınabilmesi için kanunda ve içtihatlarda belirtilen iki temel koşulun bir arada gerçekleşmesi gerekir: 1) **Amme Alacağının Şirketten Tahsil Edilememesi veya Edilemeyeceğinin Anlaşılması:** Bu, ortakların sorumluluğunun 'ikincil' (tali) nitelikte olduğunu gösterir. Vergi idaresi, öncelikle asıl borçlu olan şirket tüzel kişiliğine karşı tüm yasal takip yollarını tüketmelidir. Şirketin malvarlığı araştırılmalı, haczi kabil malları haczedilmeli ve satılmalıdır. Ancak bu işlemlerden sonra borç tamamen veya kısmen tahsil edilemezse veya şirketin hiçbir haczedilebilir malvarlığı olmadığı kesin olarak anlaşılırsa, bu koşul gerçekleşmiş sayılır. 2) **Sermaye Hissesi Oranında Sorumluluk:** Ortaklar, şirketten tahsil edilemeyen amme alacağından 'sermaye hisseleri oranında' doğrudan doğruya sorumludurlar. Yani her ortak, borcun tamamından değil, kendi sermaye payı ile orantılı kısmından sorumludur. Bu iki koşul gerçekleşmeden, idarenin doğrudan doğruya ortağın şahsi malvarlığına gitmesi, örneğin adına ödeme emri düzenleyip haciz uygulaması hukuka aykırıdır. Danıştay 7. Dairesi'nin 2021/2153 sayılı kararında da bu sıralamaya uyulması gerektiği vurgulanmıştır. Önce asıl borçlu şirket takip edilecek, sonuç alınamazsa ikincil sorumlu olan ortağa başvurulacaktır.