Yargıtay'ın, boşanma davalarında eşler arasındaki özel yaşam alanına ilişkin eski ve yeni tarihli kararları arasında ne gibi bir anlayış farkı gözlemlenmektedir? Özellikle 'ortak mekan' argümanının günümüzdeki geçerliliği nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65536

Metinde yer alan kararlar incelendiğinde, Yargıtay'ın eski ve yeni tarihli kararları arasında özel hayatın gizliliğine bakış açısında belirgin bir değişim gözlemlenmektedir. **Eski Tarihli Kararlar (örn: Yarg. 2. HD, 20.10.2008 tarihli karar):** Bu kararlarda, evlilik birliğinin kendine özgü bir alan olduğu, eşlerin birbirlerine karşı mutlak bir özel yaşam dokunulmazlığı iddia edemeyeceği, özellikle sadakat yükümlülüğünün ispatı söz konusu olduğunda 'ortak mekan' olan konutta elde edilen delillerin (ses kaydı, not defteri vb.) hukuka aykırı sayılmayacağı yönünde bir eğilim vardır. 'Aile yaşamı alanı' kavramı, bireysel özel yaşam alanına üstün tutulmuştur. **Yeni Tarihli Kararlar (örn: Yarg. 2. HD, 24.06.2020 tarihli karar):** Bu kararlarda ise bireyin temel hak ve özgürlüklerine, özellikle 'özel hayatın gizliliği' hakkına daha fazla vurgu yapılmaktadır. Eş olmanın, diğer eşin özel hayatına sınırsız müdahale hakkı vermediği, rıza dışı elde edilen CD, Whatsapp yazışmaları gibi delillerin doğrudan 'hukuka aykırı delil' olduğu ve HMK m. 189/II gereği hükme esas alınamayacağı daha katı bir şekilde ifade edilmektedir. 'Ortak mekan' argümanı, günümüzde Anayasa ve KVKK ile güvence altına alınan kişisel verilerin korunması ve özel hayatın gizliliği hakları karşısında geçerliliğini büyük ölçüde yitirmiştir. Bireyin, ortak konutta dahi olsa, kişisel eşyaları (cep telefonu, bilgisayar, günlük vb.) üzerindeki gizlilik beklentisi hukuk tarafından korunmaktadır.