Kısmi dava (HMK m. 109) olarak açılan bir alacak davasında, temyiz kesinlik sınırı belirlenirken dava dilekçesinde talep edilen kısmi miktar mı, yoksa alacağın tamamı mı dikkate alınır? Bu konudaki yerleşik Yargıtay uygulamasını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65524

Kısmi dava olarak açılan bir alacak davasında, temyiz kesinlik sınırı belirlenirken dava dilekçesinde talep edilen kısmi miktar değil, 'alacağın tamamı' dikkate alınır. Yargıtay'ın metindeki 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/7614 K. sayılı kararında da ifade edilen bu yerleşik uygulaması, kısmi davanın niteliğinden kaynaklanır. Kısmi davada davacı, alacağının tamamını saklı tutarak sadece bir bölümünü dava eder. Uyuşmazlık konusu olan aslında alacağın tamamının varlığı ve miktarıdır; mahkeme bu bütün hakkında bir tespit yapar. Eğer kesinlik sınırı sadece dava edilen kısma göre belirlenseydi, taraflar yüksek meblağlı alacaklarını küçük parçalara bölerek dava açıp, Yargıtay denetimini ortadan kaldırabilirlerdi. Bu durum, kanunun amacına aykırı olurdu. Bu nedenle Yargıtay, kötüye kullanımları önlemek ve uyuşmazlığın esasını dikkate almak amacıyla, kısmi davalarda kesinlik sınırının, dava konusu edilen ve saklı tutulan alacağın tamamının toplam değerine göre belirlenmesi gerektiğini kabul etmektedir.