Kasten yaralama suçu nedeniyle açılan ceza davasında alınan adli tıp raporunda, mağdurun 'iş ve güçten kalma süresi' ve 'vücudundaki kalıcı fonksiyon kaybı oranı' tespit edilmiştir. Bu raporun, daha sonra açılacak maddi tazminat davasında hukuk hakimi açısından bağlayıcılığı var mıdır? Hukuk hakimi bu rapora rağmen yeniden bir bilirkişi incelemesi yaptırabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65512

Ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlayıcılığı, 'maddi olgunun tespiti' ile sınırlıdır. Kasten yaralama suçunda, fiilin işlendiği, failin kim olduğu ve yaralamanın gerçekleştiği gibi maddi olgular, kesinleşmiş bir mahkumiyet kararıyla sabitse, hukuk hakimini bağlar. Ancak, zararın kapsamı ve miktarının belirlenmesi, hukuk hakiminin kendi takdir ve araştırma alanındadır. Ceza davasında alınan adli tıp raporu, mağdurun yaralanmasının niteliği ve derecesi hakkında önemli bir delildir ve hukuk hakimi tarafından dikkate alınır. Ancak bu rapor, hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte değildir. Zira ceza yargılamasındaki rapor, suçun unsurlarını (örneğin yaralamanın nitelikli hal alıp almadığı) tespit etmeye yönelikken, hukuk davasındaki tazminat hesabı daha farklı ve detaylıdır (iş göremezlik süresi, ekonomik geleceğin sarsılması, tedavi giderleri vb.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/10719 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'Ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporu hukuk hakimini bağlamayacaktır.' Hukuk hakimi, tazminat miktarını doğru bir şekilde belirlemek için, gerekli görürse, tazminat hukuku konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden (aktüer, hekim vb.) rapor aldırabilir ve ceza dosyasındaki raporu da bu yeni raporla birlikte değerlendirerek bir karar verir.